İçeriğe geç
İrem Gizem YılmazUzman Psikolog · Kadıköy — Ana sayfa
Yetişkin Terapisi

Sosyal Anksiyete Terapisi

Toplantıda söz almak, tanımadığınız bir masaya oturmak ya da bakışların üzerinizde olduğunu hissetmek… Sosyal kaygı, başkalarının sizi nasıl göreceğine dair sürekli bir tarama halidir. Kadıköy'de Bostancı Vela ve Kadıköy Merkez Osmanağa ofislerinde ya da online yürüttüğüm sosyal anksiyete terapisi sürecinde bu taramanın sizi nerede durdurduğunu, utancın ve kaçınmanın nasıl büyüdüğünü yargılamadan ele alıyoruz.

Yazan ve inceleyen: Uzman Psikolog İrem Gizem YılmazSon inceleme:

Bu sayfada

Sosyal Anksiyete

Sosyal kaygı görünür olmaktan neden bu kadar korkutur?

Sosyal kaygı, kalabalıktan hoşlanmamakla aynı şey değildir. Asıl yük, başkalarının sizi değerlendirdiğine dair sürekli bir uyanıklıktır: Yüzünüz kızarır mı, sesiniz titrer mi, cümleyi yanlış kurar mısınız, suskunluğunuz fark edilir mi? Zihin sahneyi önceden prova eder, olay bittikten sonra da kaydı geri sarar. Bir sohbet, bir yemek, bir iş sunumu böylece saatlerce zihinde yeniden yaşanır. Bu döngü kişiliği tanımlamaz; çoğu zaman erken dönemlerde utandırılmak, alaya alınmak ya da “çok konuşma” mesajını almakla şekillenmiş bir koruma biçimidir. Koruma işe yaradıkça hayat daralır: Davetler ertelenir, söz hakkı başkasına bırakılır, yeni insanlar tanınmaz.

Yetişkinlikte sosyal kaygı sıklıkla iş ve gündelik temaslarda görünür olur. Toplantıda aklınızdaki cümleyi söyleyememek, müşteriyle küçük sohbeti geçiştirmek, asansörde tanışa tanışa konuşmak zorunda kalmak, vapur iskelesinde tanıdık bir yüz görünce yön değiştirmek… Bunlar “utangaçlık” diye küçümsenince kişi kendi yükünü daha da yalnız taşır. Oysa beden de bu alarma katılır: Kalp hızlanır, boğaz düğümlenir, eller terler, bakış kaçırılır. Kaçınma kısa vadede rahatlatır; uzun vadede ise “başaramadım” kaydını güçlendirir. Genel, zamana yayılan bir endişe hali yaşıyorsanız kaygı ve anksiyete sayfası; ani korku nöbetleri için ise panik atak sayfası bu tabloyu ayırmanıza yardımcı olabilir.

Sosyal kaygının bir yüzü de performans duruşudur: Sunum, mülakat, aile toplantısında söz almak, hatta bir mesaja yanıt yazmak bile “nasıl görünüyorum” süzgecinden geçer. Kişi çoğu zaman dışarıdan sakin, hatta başarılı durur; içeride ise sürekli bir jüri varmış gibi yaşar. Bu jüri bazen gerçek bir eleştiri deneyiminden, bazen hiç dile getirilmemiş bir utançtan beslenir. Terapide amacımız sizi “daha sosyal birine” dönüştürmek değil; görünür olduğunuzda bedeninizin ve zihninizin size ne yaptığını anlamak, kaçınmanın büyüttüğü alanı adım adım geri açmaktır. Kendinizle kurduğunuz dil de buraya dahildir: İçerideki ses sürekli yetersizlik fısıldıyorsa özgüven problemleri sayfası da bu çalışmaya eşlik edebilir.

Belirtiler

Şunları yaşıyor olabilirsiniz

Aşağıdakiler bir tanı listesi değil; sosyal kaygının yetişkin hayatta sık görülen yüzleridir. Birkaçı size tanıdık geliyorsa bunu konuşmak için bir alan açabiliriz.

İnsan içinde

  • Bakışların üzerinizde toplanmasından çekinmek, göz temasında zorlanmak
  • Toplantıda, yemekte ya da tanışma anında susmayı tercih etmek
  • Yüz kızarması, ses titremesi ya da “garip duruyorum” hissi
  • Kalabalık bir odaya girmeden önce uzun uzun prova yapmak

Zihinde ve bedende

  • Sosyal bir anın ardından saatlerce “ne söyledim” diye düşünmek
  • Başkalarının sizi sıkıcı, yetersiz ya da tuhaf bulduğuna inanmak
  • Çarpıntı, terleme, mide sıkışması ya da boğazda düğüm
  • Fotoğraf, video ya da ses kaydı bırakmaktan kaçınmak

Hayatı daraltan kaçınmalar

  • Davetleri, ağ ortamlarını ya da yüz yüze toplantıları ertelemek
  • Söz hakkını başkasına bırakıp sonra kendinize kızmak
  • Telefonu açmamak, mesajı defalarca silip yeniden yazmak
  • Yalnızca “güvenli” birkaç kişiyle görüşüp yeni bağ kurmamak

Sosyal kaygı ile içe dönük mizaç aynı şey değildir. Sessiz olmaktan hoşlanmak bir tercih olabilir; görünür olmanın tehdit gibi gelmesi ise çoğu zaman öğrenilmiş bir alarmdır. Bedensel belirtiler yoğunsa bir hekim kontrolüyle tıbbi nedenleri dışlamak iyi bir adımdır.

Terapi süreci

Sosyal anksiyete terapisinde nasıl çalışıyoruz?

Sosyal kaygıyla çalışırken amaç sizi “her ortamda konuşkan” biri yapmak değildir. Amaç, bakış altında kaldığınızda bedeninizin alarma geçtiğini fark etmek, bu alarmın size ne anlattığını anlamak ve kaçınmanın yerine küçük, sizin temponuzda seçimler koymaktır. Her sürecin ritmi farklıdır; seansların içeriği ihtiyaçlarınıza göre birlikte belirlenir. İlk görüşmede sizi en çok hangi sahnelerin kilitlediğini, işte ve özel hayatta nelerin ertelendiğini dinleriz.

Bir yandan bugünü kolaylaştıran becerilere bakarız: Nefesin ve dikkatin sosyal bir anda nasıl kaçtığı, felaket düşüncesine nasıl mesafe alınabileceği, kaçınılan durumlara nasıl merdiven gibi yaklaşılabileceği. Öte yandan kaygıyı besleyen daha eski örüntülere yer açarız. Utandırılmış olmak, sınıfta alaya alınmak, evde “çok konuşma” mesajı almak ya da görünür olmanın tehlikeli sayıldığı bir iklim, yetişkinlikte toplantı masasına kadar uzanabilir. Bu katmanı acele etmeden, sizi tekrar utandırmadan ele alırız.

Seanslar arasında küçük gözlemler tutarız: Hangi ortamda beden gerildi, hangi cümleyi yuttunuz, olaydan sonra zihin neyi tekrar etti? Bu kayıtlar, “ben sosyal değilim” gibi genel bir yargıyı somut ve üzerinde çalışılabilir parçalara çevirir. Zamanla amaç, kaygı geldiğinde sahneyi terk etmek ya da kendinizi zorla sahneye atmak yerine, o anda ne yapacağınıza sizin karar verebilmenizdir. Gerekli gördüğümde bir psikiyatri hekimiyle iş birliği de sürecin doğal bir parçası olabilir; ilaç kararı her zaman hekime aittir.

  1. 1

    Ön görüşme

    Sizi en çok hangi sosyal sahnelerin durdurduğunu, kaçınmanın hayatı nasıl daralttığını ve bu süreçten ne beklediğinizi konuşuruz.

  2. 2

    Kaygıyı haritalamak

    Tetikleyen ortamları, bedensel belirtileri ve olay sonrası iç konuşmayı birlikte izleriz. Bu harita, rastgele cesaret denemeleri yerine seçilmiş adımlar koymanın temelidir.

  3. 3

    Kaçınmayı gevşetmek

    Küçük ve planlı adımlarla kaçınılan durumlara yaklaşırız: Söz almak, bir davete gitmek, mesajı silmeden göndermek gibi. Tempo sizde kalır.

  4. 4

    Utancın köküne bakmak

    Görünür olmanın neden tehdit sayıldığını, içerdeki jürinin kimin sesinden beslendiğini anlamaya çalışırız.

  5. 5

    Yeni deneyimi yerleştirmek

    İlerlemeyi birlikte değerlendirir, zorlayıcı dönemlerde (yeni iş, düğün, sunum) sizi yalnız bırakmayacak bir çerçeve kurarız.

Yöntemler

Hangi yöntemler kullanılır?

Yöntem seçimi kişiye özgüdür; çoğu zaman yaklaşımlar birbirini tamamlayacak şekilde birlikte kullanılır. Bilişsel davranışçı terapiden gelen pratik araçlar da bu çalışmada yer bulabilir.

  • Psikodinamik Terapi

    Psikodinamik terapi, bakış altında kalma korkusunun utanç, öfke ve erken ilişki deneyimleriyle nasıl bağlandığını anlamaya alan açar.

    Yöntemi tanıyın: Psikodinamik Terapi
  • EMDR Terapisi

    Alay, küçük düşürülme ya da sahnede donakalma gibi anılar hâlâ bedeni kilitliyorsa EMDR terapisi (EMDR I. düzey çerçevesinde) bu yaşantıların yükünü yumuşatmaya yardımcı olabilir.

    Yöntemi tanıyın: EMDR Terapisi

İlk adım

Ne zaman destek almalı?

Sosyal kaygının “yeterince ciddi” görünmesini beklemeniz gerekmez. Özellikle şu durumlarda bir uzmanla konuşmak iyi gelebilir:

  • İş, okul ya da özel hayatta görünür olmanız gereken anları düzenli olarak kaçınıyorsanız
  • Sosyal bir anın ardından kendinizi uzun süre yargılıyor ve yıpratıyorsanız
  • Yalnızca birkaç “güvenli” kişiyle ilişki kurup yeni bağlardan uzak duruyorsanız
  • Kaygıyı yatıştırmak için alkol, aşırı hazırlık ya da tamamen içe kapanma gibi yollara başvuruyorsanız
  • Yakınlarınız sizi çekingen değil, giderek daha izole bulduklarını söylüyorsa

Sıkça sorulanlar

Sosyal Anksiyete hakkında merak edilenler

Sosyal anksiyete ile utangaçlık aynı şey midir?

Utangaçlık bir mizaç özelliği olabilir ve kişiyi her zaman sıkıntıya sokmaz. Sosyal kaygıda ise görünür olmak tehdit gibi algılanır; beden alarma geçer, kaçınma artar ve hayat daralır. Terapide mizacı değiştirmeye değil, bu alarm ve kaçınma döngüsünü anlamaya odaklanırız.

Topluluk önünde konuşma kaygısı da bu çalışmaya girer mi?

Evet. Sunum, toplantı, düğün konuşması ya da ders anlatmak gibi sahneler sosyal kaygının sık görülen yüzleridir. Çalışmada sahneyi “yenmek” değil, o anda bedenin ve zihnin ne yaptığına eşlik edebilmek hedeflenir.

İlaç kullanmam gerekir mi?

İlaç kararı psikolog tarafından değil, psikiyatri hekiminin değerlendirmesiyle verilir. Pek çok kişi yalnızca psikoterapiyle ilerler; bazı durumlarda hekim ilaç ve terapinin birlikte yürütülmesini önerebilir. Gerekli gördüğümde sizi bir psikiyatri hekimine yönlendiririm.

Online sosyal anksiyete terapisi yüz yüze kadar işe yarar mı?

Pek çok kişi için online görüşmeler yüz yüze kadar verimli ilerler; özellikle ofise gelmenin kendisi kaygı uyandırıyorsa başlangıç için uygun olabilir. Önemli olan, görüşme sırasında sizi dinleyecek sessiz bir ortamın olmasıdır. Size uygun biçimi ön görüşmede konuşuruz.

İlk görüşmeye nasıl hazırlanmalıyım?

Özel bir hazırlık gerekmez. Dilerseniz sizi en çok zorlayan üç sosyal sahneyi kısaca not alabilirsiniz. İlk görüşme birbirimizi tanıdığımız ve sürecin size uygun olup olmadığını birlikte değerlendirdiğimiz bir buluşmadır.

İlk adım

Hazır hissettiğinizde, buradayım

Sosyal Anksiyete konusunda yaşadıklarınızı konuşmak için ön görüşme planlayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz.

ya da arayın: +90 534 895 85 85