İçeriğe geç
İrem Gizem YılmazUzman Psikolog · Kadıköy — Ana sayfa
Yetişkin Terapisi

Kaygı ve Anksiyete Terapisi

Kaygı, hepimizin zaman zaman yaşadığı ve bizi tehlikelere karşı hazırlayan doğal bir duygudur. Ancak endişe günün büyük kısmını kaplıyor; uykunuzu, işinizi ya da ilişkilerinizi etkiliyorsa destek almak iyi gelebilir. Kadıköy'de Bostancı ve Kadıköy Merkez ofislerinde ya da online yürüttüğüm kaygı bozukluğu terapisi sürecinde, kaygının nereden beslendiğini anlamaya ve onunla daha esnek bir ilişki kurmaya odaklanıyoruz.

Yazan ve inceleyen: Uzman Psikolog İrem Gizem YılmazSon inceleme:

Bu sayfada

Kaygı ve Anksiyete

Kaygı ne zaman yük olmaya başlar?

Kaygı aslında koruyucu bir sistemdir: Önemli bir sunumdan önce dikkatimizi toplar, belirsiz bir durumda bizi tetikte tutar. Sorun, bu sistemin gerçek bir tehlike yokken de susmamasıyla başlar. Zihin sürekli “ya olursa?” sorusuyla geleceği tarar, beden de bu alarma gerginlik, çarpıntı ya da yorgunlukla eşlik eder.

Yaygın kaygıda endişe tek bir konuya bağlı kalmaz; iş, sağlık, aile ya da para gibi alanlar arasında dolaşır. Kimi zaman ise kaygı belirli durumlara odaklanır: kalabalık ortamlar, sağlıkla ilgili belirsizlikler ya da hata yapma korkusu gibi. Kaygı bir karakter zayıflığı değildir; çoğu zaman yaşam öyküsü, öğrenilmiş baş etme yolları ve güncel stres kaynaklarının birlikte oluşturduğu bir örüntüdür.

Kaygıyla baş etmek için kullandığımız yollar da kısa vadede rahatlatıp uzun vadede kaygıyı büyütebilir: kaçınmak, sürekli onay aramak, her şeyi kontrol etmeye çalışmak ya da zihni hiç boş bırakmamak. Terapide bu döngüyü fark etmek değişimin ilk adımıdır. Ani ve yoğun korku nöbetleri yaşıyorsanız panik atak sayfası, insan içinde yoğunlaşan kaygı için ise sosyal anksiyete sayfası size yol gösterebilir.

Belirtiler

Şunları yaşıyor olabilirsiniz

Aşağıdakiler bir tanı listesi değil; kaygının gündelik hayatta sık görülen yüzleridir. Birkaçı size tanıdık geliyorsa bunu konuşmak için bir alan açabiliriz.

Zihinde

  • Kontrol edemediğiniz, bir konudan diğerine geçen endişeler
  • Sürekli en kötü senaryoyu düşünmek
  • Karar vermekte zorlanmak, defalarca kontrol etme ihtiyacı
  • Dikkatinizi toplamakta güçlük, zihnin bir türlü susmaması

Bedende

  • Kaslarda gerginlik, çene ya da omuz ağrıları
  • Uykuya dalmakta ya da uykuyu sürdürmekte zorlanmak
  • Çarpıntı, mide rahatsızlığı, nefesin daralması hissi
  • Dinlenseniz de geçmeyen yorgunluk

Gündelik hayatta

  • Kaygı uyandıran durumlardan kaçınmak ya da onları ertelemek
  • Yakınlarınızdan sık sık güvence istemek
  • İşte ya da ilişkilerde zorlanmak, verimin düşmesi
  • Kendinizi neredeyse hiç rahat hissedememek

Bedensel belirtiler yoğunsa öncesinde bir hekim kontrolüyle tıbbi nedenleri dışlamak her zaman iyi bir adımdır. Gerektiğinde bir psikiyatri hekimiyle birlikte çalışmak da sürecin doğal bir parçası olabilir.

Terapi süreci

Kaygı terapisinde nasıl çalışıyoruz?

Kaygıyla çalışırken amaç onu tamamen yok etmek değil; kaygının size ne anlatmaya çalıştığını anlamak ve onunla daha az yorucu bir ilişki kurmaktır. Her sürecin kendine özgü bir ritmi vardır; seansların içeriği ve hızı ihtiyaçlarınıza göre birlikte belirlenir.

Bir yandan bugünü kolaylaştıran becerilere, bir yandan da kaygıyı besleyen daha derin örüntülere bakarız: Kaygının hangi durumlarda yükseldiği, ilişkilerde nasıl tekrarlandığı ve geçmiş deneyimlerle nasıl bir bağı olduğu. Bu süreçte bilişsel davranışçı terapiden (BDT) gelen pratik tekniklerden de yararlanırız.

Seanslar arasında kaygının gündelik hayattaki izini birlikte takip ederiz: Hangi düşünceler eşlik ediyor, beden ne hissediyor, kaygı yükseldiğinde ne yapıyorsunuz? Bu küçük gözlemler, kaygıyla ilgili genel bir anlatıyı somut ve üzerinde çalışılabilir parçalara dönüştürür. Zamanla amaç, kaygı geldiğinde ona hemen boyun eğmek ya da onunla savaşmak yerine onu fark edip ne yapacağınızı kendinizin seçebilmesidir. Kaygının sizin için ne anlama geldiğini anlamak, ona karşı daha şefkatli bir tutum geliştirmenin de kapısını aralar. Bedensel belirtiler yoğunsa, başka bir nedeni olup olmadığını anlamak için bir hekim kontrolünü de öneririm.

  1. 1

    Ön görüşme

    Sizi terapiye getiren konuyu, kaygının ne zamandır ve hangi alanlarda hissedildiğini ve beklentilerinizi konuşuruz.

  2. 2

    Kaygıyı tanımak

    Kaygıyı tetikleyen durumları, eşlik eden düşünce ve bedensel tepkileri birlikte gözlemleriz. Bu farkındalık, döngüyü kırmanın temelidir.

  3. 3

    Baş etme becerileri

    Nefes ve bedensel düzenleme, endişe düşüncelerine mesafe alma ve kaçınılan durumlara adım adım yaklaşma gibi becerileri gündelik hayata taşırız.

  4. 4

    Kökleri anlamak

    Mükemmeliyetçilik, onay ihtiyacı ya da güvensizlik gibi kaygıyı besleyen örüntülerin yaşam öykünüzdeki karşılıklarına bakarız.

  5. 5

    Değişimi sürdürmek

    İlerlemeyi zaman zaman birlikte değerlendirir, zorlayıcı dönemlere hazırlıklı olmanızı sağlayacak bir plan oluştururuz.

Yöntemler

Hangi yöntemler kullanılır?

Yöntem seçimi kişiye özgüdür; çoğu zaman yaklaşımlar birbirini tamamlayacak şekilde birlikte kullanılır.

  • Psikodinamik Terapi

    Psikodinamik terapi, kaygının altında yatan içsel çatışmaları, ilişki örüntülerini ve geçmiş deneyimlerin bugüne yansımasını anlamaya odaklanır.

    Yöntemi tanıyın: Psikodinamik Terapi
  • EMDR Terapisi

    Kaygı geçmişteki zorlayıcı bir yaşantıyla bağlantılıysa EMDR terapisi, bu deneyimin zihinde daha uyumlu biçimde işlenmesine yardımcı olabilir.

    Yöntemi tanıyın: EMDR Terapisi

İlk adım

Ne zaman destek almalı?

Kaygının “yeterince ciddi” hale gelmesini beklemeniz gerekmez. Özellikle şu durumlarda bir uzmanla konuşmak iyi gelebilir:

  • Endişeler haftalardır günün büyük bölümünü kaplıyorsa
  • Uyku, iştah ya da enerji düzeninizde belirgin değişiklikler varsa
  • Kaygı yüzünden işe gitmekte, sosyal ortamlara girmekte ya da karar vermekte zorlanıyorsanız
  • Kaygıyı yatıştırmak için alkol, madde ya da aşırı yeme gibi yollara başvurduğunuzu fark ediyorsanız
  • Yakınlarınız sizi eskisinden daha gergin ya da içine kapanık bulduklarını söylüyorsa

Sıkça sorulanlar

Kaygı ve Anksiyete hakkında merak edilenler

Kaygı bozukluğu terapisi ne kadar sürer?

Süre; kaygının ne zamandır yaşandığına, hangi alanları etkilediğine ve terapiden beklentilerinize göre değişir. Kısa süreli ve hedef odaklı çalışmalar olabildiği gibi kaygının köklerine inen daha uzun süreçler de olabilir. İlk görüşmelerde birlikte bir çerçeve belirler, ilerlemeyi düzenli aralıklarla gözden geçiririz.

Kaygı için ilaç kullanmam gerekir mi?

İlaç kararı psikolog tarafından değil, psikiyatri hekiminin değerlendirmesiyle verilir. Pek çok kişi yalnızca psikoterapiyle ilerleme kaydeder; bazı durumlarda ise ilaç ve terapinin birlikte yürütülmesi önerilebilir. Gerekli gördüğümde sizi bir psikiyatri hekimine yönlendirir, onayınızla iş birliği içinde çalışırım.

Kaygı ile panik atak arasındaki fark nedir?

Kaygı çoğu zaman zamana yayılan bir endişe ve gerginlik halidir. Panik atak ise birkaç dakika içinde zirveye ulaşan; çarpıntı, nefes darlığı ve kontrolü kaybetme korkusuyla gelen yoğun bir korku nöbetidir. İkisi birlikte görülebilir ve terapide her ikisiyle de çalışılabilir.

Online kaygı terapisi yüz yüze kadar verimli olur mu?

Pek çok kişi için online görüşmeler yüz yüze seanslar kadar verimli ilerler; özellikle yoğun iş temposu ya da ulaşım güçlüğü olanlara kolaylık sağlar. Önemli olan, görüşme sırasında kendinizi rahat ve güvende hissedeceğiniz sessiz bir ortamınızın olmasıdır. Size uygun biçimi ön görüşmede birlikte konuşabiliriz.

İlk görüşmeye nasıl hazırlanmalıyım?

Özel bir hazırlık gerekmez. Dilerseniz kaygının en çok hangi durumlarda arttığını ve sizi nasıl etkilediğini kısaca not alabilirsiniz. İlk görüşme, birbirimizi tanıdığımız ve sürecin size uygun olup olmadığını birlikte değerlendirdiğimiz bir buluşmadır.

İlk adım

Hazır hissettiğinizde, buradayım

Kaygı ve Anksiyete konusunda yaşadıklarınızı konuşmak için ön görüşme planlayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz.

ya da arayın: +90 534 895 85 85