Bu sayfada
Ergenlerde Özgüven
Bu dönemde özgüven neden bu kadar kırılgan?
Beden, ergenlikte birden sahnenin ortasına çıkar. Ses kalınlaşır, yüz değişir, kıyafet birden “yanlış” durur, cilt ya da kilo üzerine fısıltılar zihne yapışır. Ayna, soyunma odası, havuz, okul forması… Bunlar yetişkinin performans değerlendirmesi değildir; gencin “görünür müyüm, kabul edilir miyim?” sorusunun sahnesidir. Filtreli yüzler ve seçilmiş bedenler, bu soruyu gün boyu yeniler. Özgüven burada bir kişilik özelliği olmaktan çıkar; bakılmaya tahammül edip edememekle ilgili bir deneyime dönüşür.
Karşılaştırma, koridorda ve ekranda aynı anda işler. Kim kiminle gezmiş, kimin cildi “daha temiz”, kimin esprisi daha çok dönmüş… Genç, kendi değerini bu merdivenin basamaklarında arar. Bir dönem popüler hissedip ertesi hafta görünmez olmak, “ben bozukum” sonucuna sıçrayabilir. Akran problemleri — dışlanma, alay, grup değiştirme — özgüveni doğrudan zedeler. Alay edilmemiş olsa bile “yeterince çekici/komik/zeki değilim” cümlesi, gencin içine yerleşebilir.
Flört ve yakınlık, özgüvenin başka bir sınavıdır. Mesajın geç gelmesi, “görüldü”de bırakılmak, ilk reddedilme, kıskançlık ya da “ben sevilmem” beklentisi… Bunlar çocukluk bahçesindeki paylaşım kavgası değildir. Ergen, hem yaklaşmak hem gizlenmek ister; bedenini beğenmediği için daveti geri çevirebilir ya da tersine, beğenilmek için kendi sınırını yok sayabilir. Terapide cinselliği sansürlemeden, utancı büyütmeden, gencin temposuna saygıyla konuşuruz.
Aile dili de özdeğeri besler ya da kemirir. “Kilo alma”, “şu kız gibi ol”, “neden böyle duruyorsun”, kardeşle kıyas… İyi niyetli uyarılar bile “ben yanlışım” kaydına dönüşebilir. Öte yandan her şeyi öven, hiç hayır demeyen bir tutum da gencin kendi iç ölçütünü kurmasını zorlaştırır. Aile içi iletişim yumuşadıkça, gencin kendine bakışı da çoğu zaman biraz nefes alır. Ebeveynin kendi beden ve değer hikâyesi de — farkında olmadan — sofraya oturur.
Belirtiler
Gencinizde bunları görüyor olabilirsiniz
Utangaçlık ile özgüvenin çökmesi aynı şey değildir. Aşağıdakiler sık, kalıcı ve hayatı daraltıcı olduğunda konuşulmayı hak eder.
Beden ve görünürlük
- Fotoğrafta yüzünü kapatmak, ayna karşısında uzun süre takılıp kalmak ya da aynadan kaçmak
- Kıyafet, sivilce, kilo ya da boy üzerine sürekli yorum yapmak, gizlenmek
- Beden eğitimi, deniz, davet gibi görünür olunan yerlerden geri durmak
- Yemeği kısıtlamak ya da gizlice yemek — bedeni cezalandırma hissiyle
Karşılaştırma ve aidiyet
- Arkadaşların hayatını kendi başarısızlığının kanıtı gibi izlemek
- Gruba girince susmak, espri yapınca pişman olmak
- Beğeni, takipçi ya da “kim yazdı” takibiyle günü geçirmek
- “Ben olmasam da olur” diye kendini geri çekmek
Yakınlık ve flört
- İlgilendiği kişiden kaçmak ya da tersine, her mesaja yapışmak
- Reddedilmeyi kişiliğinin kanıtı saymak
- Sınır koyamamamak: “hayır” deyince sevilmeyeceğini düşünmek
- Yakınlık sonrası utanç, pişmanlık ya da “kullanıldım” hissi
Yeme düzeni, kilo takıntısı ya da bedeni gizleme belirginse bedensel sağlık da gözden geçirilmelidir. Özgüven çalışması, genci “daha özgüvenli ol” diye sıkıştırmadan ilerler.
Terapi süreci
Özgüvenle nasıl çalışıyoruz?
Ergenle özgüven konuşmak, onu motive konuşmasıyla doldurmak değildir. “Aslında çok güzelsin” cümlesi, gencin içindeki eleştirmeni nadiren susturur. Bunun yerine, o eleştirmenin kimin sesini taşıdığını, hangi sahnelerde yükseldiğini ve bedenin nasıl bir utanç deposu haline geldiğini birlikte dinleriz. Seans, gencin mahremiyetine aittir; aileye özet, onun onayıyla ve genel hatlarla gider.
Çalışmada üç katman iç içedir: bugünkü görünürlük (okul, ekran, flört), içsel değer cümleleri (“yetersizim”, “istenmiyorum”) ve bu cümlelerin ilişki tarihçesi. Kaygı da tabloya karışıyorsa ergenlerde kaygı hattını açarız; sınav üzerinden değer ölçülüyorsa sınav kaygısı ayrı durur. Amaç genci “parlak bir ürün” haline getirmek değil, kendine biraz daha adil bakabilmesini desteklemektir.
Beden algısı konuşulurken ergeni tartıya ya da güzellik vaadine çekmem. Kıyafet, filtre, spor salonu ve “ideal yüz” baskısını kültürel bir iklim olarak adlandırırız. Flört ve cinsellik konularında yargı yok; sınır, rıza ve utanç vardır. Gencin temposu yavaşsa yavaş ilerleriz. Ebeveyn görüşmelerinde ise eleştiri dilini, kıyası ve “senin iyiliğin için” maskeli zedelenmeleri yumuşatmaya çalışırız.
- 1
Güven ve dil
Gencin kendini nasıl andığını, hangi kelimelerin yaraladığını ve seansın kime ait olduğunu netleştiririz.
- 2
Utancın sahneleri
Ayna, sınıf, hikâye, soyunma odası, mesajlaşma… Özgüvenin düştüğü somut anları haritalarız.
- 3
İç ses ve kıyas
İçerideki eleştirmenin kime benzediğini, karşılaştırmanın ne işe yaradığını konuşuruz.
- 4
Sınır ve yakınlık
Hayır diyebilmek, reddedilmeyi felaket saymamak ve beden üzerinde söz hakkı gencin elinde kalsın diye çalışırız.
- 5
Aile iklimi
Evdeki yorum, şaka ve kıyasın gence nasıl indiğini ebeveynlerle — suçlamadan — ele alırız.
Yöntemler
Hangi yöntemler kullanılır?
Oyun terapisi bu yaşta tipik değildir. Konuşma ilişkisi ve, utanç anısı duruyorsa, yapılandırılmış anı çalışması öne çıkar.
Psikodinamik Terapi
Psikodinamik terapi, özdeğerin hangi ilişki deneyimleriyle örüldüğünü — bakılma, kıyas, ihmal ya da aşırı övgü — anlamaya yardımcı olur.
Yöntemi tanıyın: Psikodinamik TerapiEMDR Terapisi
Alay, beden üzerinden aşağılanma ya da reddedilme gibi anılar hâlâ “şimdi oluyor” gibi duruyorsa EMDR terapisi bu yükü işlemeye destek olabilir. EMDR I. düzey eğitimini tamamladım; Dernek üyesiyim.
Yöntemi tanıyın: EMDR Terapisi
Aileyle birlikte
Ebeveynler için: özgüveni soru yağmuruyla onarmaya çalışmamak
“Neden böyle giyiniyorsun?”, “Biraz kendine baksana”, “Oğlanlar/kızlar ne der?” — bunlar çoğu zaman özgüven dersi sanılır, utanç olarak iner. Gencin bedeni sizin proje alanınız değildir. Yanında durmak; yorumu kesmek, kıyası bırakmak ve “seni böyle de severim”i davranışla göstermekle başlar. Merakınızı sorguya çevirmeden, kapıyı aralık tutmak yeter.
Evde neler yapabilirsiniz?
- Beden, kilo, cilt ve “duruş” üzerine şaka bile yapmayın. Sizin şakanız, koridordaki alayın evdeki uzantısı olabilir.
- Fotoğraf, kıyafet ya da flört hakkında peş peşe soru sormayın. Genç anlatırsa dinleyin; anlatmazsa “buradayım” deyip bırakın.
- Kardeş, kuzen, komşu genciyle kıyaslamayın. Kıyas, özgüveni değil utancı büyütür.
- Kendi beden hoşnutsuzluğunuzu gencin yanında yüksek sesle tekrarlamayın. “Ben de kiloluydum” dayanışması, bazen gencin korkusunu doğrular.
- Özgüveni “daha çok konuş, daha çok çık” diye zorlamayın. Küçük, gencin seçtiği adımlar (bir arkadaş, bir kulüp, bir kıyafet) daha kalıcıdır.
İlk adım
Ne zaman destek almalı?
Şu durumlarda bir uzmanla görüşmek iyi gelebilir:
- Beden utancı okul, spor ya da sosyal hayatı düzenli olarak kısıtlıyorsa
- Yeme düzeni, tartı ya da “görünmez olma” çabası belirginleştiyse
- Genç kendini sürekli değersiz, istenmeyen ya da “yanlış” tarif ediyorsa
- Flört, reddedilme ya da alay sonrası içe kapanma uzadıysa
- Evdeki sözler her seferinde gözyaşı, öfke ya da suskunlukla bitiyorsa
