Kartal çocuk psikoloğu arayan ailelerin cümlesi sık şöyledir: Yakacık’ta yazılı var, pazar Aydos’a çıkalım. Kadıköy'de uzman psikolog olarak bu iki cümleyi yan yana dinlerim. İlk görüşme ebeveynledir. Çocuk, çerçeve kurulunca Bostancı’daki odada boyayı seçer.
Kartal ilçesinde muayenehanem yoktur. Yüz yüze kapı Bostancı Mah. Çınarlı Sok. Marmara Apt. No: 7 D: 2, Vela Psikoloji’dedir. Yetişkin yazısı Kartal psikolog sahil ve metro ritmini anlatır. Bu sayfa okul, orman ve oyun terapisi içindir.
Kartal çocuk psikoloğu neden Yakacık ve Aydos’la kurulur?
Yakacık sırtında okullar yokuşa dizilir. Servis sabah erken, etüt akşam geç biter. Çocuk çantayı merdivende sürükler. Öğretmen “ödev eksik” yazar. Ebeveyn “tembel” der. Tembellik bir tanı değildir. Uyku, kaygı, öğrenme profili veya evdeki gerilim aynı eksik ödevi üretebilir.
Aydos ormanı hafta sonu kaçışıdır. Kozalak, piknik örtüsü, bisiklet. Çocuk orada “iyi” görünür. Aile “o zaman sorun yok” diye sevinir. Orman kuralı azdır. Sınıf kuralı fazladır. İyi görünmek, zorlanmanın olmadığı anlamına gelmez. Çocuk terapisi bu farkı konuşur.
Soğanlık ve Uğur Mumcu mahallelerinde site bahçesi dar, sokak ara geçittir. Kordonboyu’nda ise sahil yürüyüşü evin önündedir. Aynı ilçede iki çocukluk hali vardır: yokuş okul, düz sahil. Kardeşler bile farklı ritim tutar.
Kartal RAM resmi yönlendirme kapısıdır. Destek eğitim kararı orada yürür. Ofisteki test onun fotokopisi değildir. Aile iki kanalı da kullanabilir.
Topselvi ve Cevizli (Kartal ucu) Marmaray’a yakındır. Bu, seans yeri değil, ebeveynin saat hesabıdır. Seans istasyonda açılmaz.
Ebeveyn saati, sonra figür
İlk randevuya çocuğu yokuştan indirmeyin. İki bakımveren gelebilirse harita netleşir. Anlatın: yazılı notu, orman neşesi, kardeş kavgası, gece korkusu. Ben etiket üretmem.
Çerçeve kurulunca çocuk Bostancı psikolog odasına gelir. Malzemeyi o seçer. Ben sahne dayatmam. Filial dilimde evdeki kısa oyun konuşulabilir.
Psikolojik testler öğrenme veya dikkat sorusunda açılır. WISC-IV, MOXO ve CAS için sertifika kaydım vardır. Metropolitan okul olgunluğunda o unvanı kullanmam. DEHB tanısını çocuk ve ergen psikiyatristi koyar.
Özel okul “profil istiyoruz” diyebilir. Profil, lise pazarlığı değildir. Güçlü ve zorlanan alanları gösterir. “Şu koleje girer” cümlesi bu sitede yoktur.
Online terapi ebeveyn için açılır. Çocuğun oyunu yüz yüze kalır. Yakacık’taki ince duvar, ev seansını zorlaştırır.
Kordonboyu, Soğanlık, okul olgunluğu
Kordonboyu’nda bisiklet, Soğanlık’ta asansör. İki sahne aynı “öfke patlaması”nı farklı tetikler. Bisiklet sırası, asansör bekleyişi. Oyun odasında ikisi de kale veya araba olabilir. Tekrar, çocuğun cümlesidir.
Okul olgunluğu yalnızca harf yazmak değildir. Sırada durma, yetişkine sorma, kaybı kaldırma. Aydos’ta top kaybeden çocuk evde de kaybı kaldıramayabilir. Gözlem ebeveyn saatinde yeter; herkese batarya yok.
İkinci yüz yüze kapı Osmanağa Mah. Çuhadarağa Sok. No: 7’dir. Kartal ailesi için birincil tarif Bostancı’dır. Kararsızsanız formda sorun.
Ücret ve dakika yok. Seans bilgileri çerçeveyi tutar.
Yakacık Caddesi neonu, sahil dolgusu, Soğanlık metro
Yakacık Caddesi akşam neon ve etüt tabelasıyla dolar. Çocuk camdan “daha bitmedi” diye bakar. Neon, uykuyu geciktirir. Geciken uyku, sabah yokuşunu ağırlaştırır. Ben “cadde çocuğu” diye paket satmam. Ebeveyn saatinde neonun hangi gece açık kaldığını dinlerim.
Kartal sahil dolgusu, bisiklet ve uçurtma ile dolar. Kordonboyu’ndan yürüyen aile “deniz iyi geldi” der. Deniz iyidir; yazılı notunu silmez. Dolgu alanı semt profilidir, seans yeri değildir.
Soğanlık metrosu, çocuğun “kapı kapanıyor” alarmını tetikleyebilir. Alarm, “metro fobisi” olmak zorunda değildir. Gürültü ve sıkışma yeter. Oyun odasında kapı ve tünel figürü çıkabilir. Tekrar varsa dinlerim.
Uğur Mumcu kültür merkezi atölyeleri, semtin “çocuk gelişsin” durağıdır. Atölye, çerçeveli sürecin yerine geçmez. Rekabet cümlesi kurmam; kanal ayrımı yeter.
Topselvi’de ara sokak dar, top kaçınca caddeye çıkar. Trafik, ebeveynin “aşağı inme” yasağını sertleştirir. Yasak, öfkeyi büyütebilir. Oda yasaksızdır; zarar sınırı vardır.
Cevizli (Kartal ucu) sanayi gürültüsü bazı evlere girer. Uyku bölünmesi “dikkat” diye aranır. Önce gürültü ve perde; sonra gerekirse MOXO.
Orhantepe sırtında evler denize bakar, okul yokuştadır. Çocuk manzarayı sever, çantayı sevmez. Manzara, ödevi bitirmez. Ebeveyn saatinde bu çelişki utanç olmadan konuşulur.
Kartal çocuk psikoloğu arayışınız yokuş ve ormanı yarıştırmasın. İkisi de duruyorsa ebeveyn saati yeter.
Yakacık etüt camı, Orhantepe manzarası, Kordonboyu uçurtması
Yakacık etüt camından neon, çocuğun “daha bitmedi” bakışını uzatır. Neon, uykuyu yer. Uykusuz yokuş, sabah “tembel” etiketi üretir. Tembellik tanı değildir. Ebeveyn saatinde neonun hangi gece söndüğünü dinlerim.
Orhantepe manzarası denizi gösterir, çanta yokuşu gizler. Çocuk manzarayı sever, merdiveni sevmez. Çelişki utanç değildir. Soğanlık ara geçidinde top caddeye kaçar; trafik yasağı sertleşir. Yasak, öfkeyi büyütür.
Kordonboyu uçurtması rüzgârda kopar. Kopan ip, kaybı kaldırma sahnesidir. Kaybı kaldıramayan çocuk, yazılı kâğıdını da yırtabilir. Gözlem yeter; herkese batarya yok.
Uğur Mumcu atölyesi “gelişsin” durağıdır. Atölye, çerçeveli oyunun yerine geçmez. Rekabet yok; kanal ayrımı var. Topselvi dar sokağında top yasak, Aydos’ta serbesttir. İki kural, bir hafta sonu.
Cevizli (Kartal ucu) sanayi gürültüsü perdeyi titretir. Titreme, “dikkat” diye satılmasın. Önce gürültü. Marmaray Kartal–Bostancı arası, ebeveyn saati için çocuksuz da işe yarar. Çocuğu ilk sefere bağlamayın.
Yakacık sırtındaki özel okullar “profil” ister. Profil, kontenjan pazarlığı değildir. WISC-IV güçlü ve zorlanan alanı gösterir; “şu liseye girer” cümlesi yoktur. Kartal RAM resmi kapıdır; oda onun gişesi değildir.
Yakacık merdiveninde çanta tekerleği takılır, çocuk “taşıyamıyorum” der. Taşıyamamak, tembellik değildir. Aydos piknik örtüsü, yazılı kâğıdının yanına serilir; ikisi aynı sırt çantasına sığmaz. Sığmama, ebeveyn saatinin konusudur. Soğanlık asansöründe sessizlik yazısı, öfkeyi büyütebilir. Yazı, klinik belge değildir.
Aydos’ta çam kozalağı cebe girer, Yakacık’ta kalem kutuya girmez. İki cep, bir çocuk. Kozalak serbest, kalem kuralıdır. Ben ikisini yarıştırmam. Kartal dolgu alanında uçurtma ipi ele dolar; ip, kaybı kaldırma sahnesi olabilir. Kordonboyu rüzgârı, Soğanlık asansöründen ayrı bir beden hali üretir. İki beden hali, tek etiket değildir.
Orhantepe’den inen servis, Yakacık ışıklarında kalır. Kalan dakika, “geç kaldık” cümlesini şişirir. Cümle, tembellik değildir. Aydos’ta piknik ateşi yasaktır; Yakacık’ta etüt neonu serbesttir. İki yasak, bir hafta. Topselvi’de top caddeye kaçınca korna çalar. Korna, öfkeyi büyütebilir. Bostancı odası kornadan uzaktır. Çocuk figürü seçer; neon seçmez.
Yakacık Caddesi’ndeki kırtasiye vitrini, Aydos kozalağından ayrı bir “isterim” doğurur. İsterim, semtin vitrin halidir. Soğanlık metro anonsu bazı çocukları dondurur. Donma, paket değildir.
Kordonboyu’nda uçurtma ipi ele dolar, Yakacık’ta kalem ipi deftere dolanmaz. İki ip, bir el. Aydos’ta ateş yakmak yasaktır; yasak, nefesin yerini tutmaz. Soğanlık anonsu donmayı büyütebilir. Donma, paket değildir.
Uğur Mumcu atölye boyası, Yakacık neonundan ayrı bir koku üretir. Koku, etiket değildir.
Yakacık merdiveni, Aydos çamı, Bostancı odası. Üçü aynı haftada durabilir. Hazır olduğunuzda yazın. Çocuk hazır olduğunda boya onu karşılar.
